Daha derinde artık ve de çok fazlalar hafızamdaki delikler… Ne sözler kaldı ne de gözler bana miras. Unutmak daha fazla, unutmak. Siliniyor teker teker hücrelerimden, sızarken ağzımdan yudum yudum şarap. Her gece daha sert vuruyor başım kaldırımlara. Ve her gece aynı adam elinde bir süpürge, kaldırımlardan beni süpürüyor. Hatırlarsam gidiyorum evime yoksa orada burada şu küçük bankta. Rüyalarımda büyük boşluklar. Rüya mı gerçek mi dersin? Hangisini hatırlayayım…

Karmaşayı silebilseydim keşke aklından. Şimdiye kadar ne oldu ki? Şimdiden sonrası beklediğim gibi olsun. Hiç bir itiraf, hiç bir doğru seni senden almaya, seni değiştirmeye yetmeyecekti. Ve bu beni ne bir kahraman yapardı, ne de bir hain. Ben bir yolcuydum. Sana gözlerini diken, güzelliğine vurulan, önüne çıkan. Sense bir tren önüne demiri katan, peşine tonlar takan. Ben ezildim, sen yüceldin. 

sessizlik uyandı ve üstümüze çöktü
sadece karanlık,mutlak karanlık, kararlı karanlık,
derinde, gök yüzüne çok uzak
yokluktan hiçliğe doğru,
zehir havayı sarıyor.
gözlerimde sevdiklerim.
ölümler keşke dedikleri kadar tatlı olsa.
duyamıyorum. anlayamıyorum.
duaları hissediyorum.
adıma okunan, yakarışları, haykırışları.
Tanrı’dan ümit kesilmez.
bir yangın da olsa umut tükenmez.